Bipolar Bozukluk

0
186

Bipolar bozukluk veya manik depresif hastalıklarda, kişinin motivasyon, düşünme ve ruh halinde bariz dalgalanmalar dikkat çeker. Buna göre bipolar bozukluk hastaları hem depresif dönemler hem de heyecanlı veya fevkalade asabi bir ruh haline kapıldıkları dönemler geçirirler. İkinci tür dönemler, bariz bir motivasyon artışıyla birlikte görülür. Bu dönemler hafif şekilde ortaya çıkarsa hipomanik epizotlardan, kuvvetli şekilde ortaya çıkarsa manik epizotlardan söz edilir. Ağır manilerde, mevcut belirtilere bir psikozun  semptomları da (hastalık belirtileri) ilave edir, sözgelişi büyüklük hastalığı veya izleme korkusu gibi.

Hipomanik bir epizotta dört gün peş peşe fevkalade neşeli veya asabi bir ruh hali görülür.

Ayrı olarak şu belirtilerden en az üçü görülür: artan hareketlilik, huzursuzluk, konuşkanlık, konsantrasyon zorluğu, azalan uyku ihtiyacı, libidonun (şehvet duygusu) artması, düşüncesiz davranışlar, artan neşelilik hali.

Hastalar ara ara normal düzeyin çok üzerinde kreatif ve randımanlı olabilirler. Semptomlar, sözgelişi işini kaybetme veya dışlanma gibi sosyal neticelere yol açmayacak kadar hafif şekilde görülürler.

Manik bir epizotta en az bir hafta fevkalade neşeli veya asabi bir ruh hali görülür. Semptomlar hastanın hayatını zorlaştırır. Ancak manik bir dönem ilk evrede artan bir verimliliğe de kapı aralayabilir.

Şu belirtilerden en az üçünün görülmesi gerekir: artan hareketlilik, huzursuzluk, konuşma arzusu, fikir kaçışı (daimi hızlı konuşma ve ani şekilde konudan konuya atlama), düşüncelerin hızlandığı hissine kapılma, sosyal çekincelerin kaybı, azalan uyku ihtiyacı, kendini olduğundan fazla değerlendirme, dikkatin kolayca dağılması, faaliyetlerin sürekli değişmesi, korkusuz ve düşüncesiz davranışlar, libidonun artması.

Bipolar bozukluklar ne sıklıkta görülür?

Her 100 kişiden 1 ila 3’ünde hayatı müddetince bir bipolar bozukluk görülür. Mutlak depresif hastalıkların aksine, bu hastalık kadın ve erkeklerde aynı sıklıkta görülür. Çoğunlukla, bipolar bozukluğu olan insanlarda, örneğin korku, baskı ve bağımlılık hastalıkları, kişilik bozuklukları veya dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (ADHS) gibi başka ruhsal hastalıklar  da vardır.

Her insan bipolar hastalıklara yakalanabilir ve bu tür hastalıklar ekseriyetle yetişkinlik döneminin ilk vakitlerinde, 18 yaş civarlarında görülür. Ancak hayatın daha ileriki evrelerinde da, yaşanan kriz veya köklü farklık vaziyetleri böyle bir ruhsal hastalığı tetikleyebilir.

Değişik şekil veya seyirleri var mı?

Bipolar-I bozukluğunda hastalarda belirgin mani ve depresyonlar görülür, bipolar-II bozukluğunda ise yeniden aynı şekilde depresyonlar görülür ancak bunlar daha az belirgin mani ve hipomanilerle yer değiştirir.

Bir insan iki seneden uzun müddettir şiddetli ruh hali dalgalanmaları yaşıyorsa, ancak bunlar depresif manik dönemlerdeki gibi aşırı belirgin değilse, buna siklotimia denir. Bu, bipolar bozukluğun hafif bir türünü ifade eder. Şayet bir senede dörtten fazla hastalık epizotu görülürse, bir „Rapid-Cycling“den (İngilizce’den tercümesi: rapid = hızlı, cycling = döngü) söz edilebilir.

Bipolar-I bozukluğunda her 100 hastadan 90’dan fazlasında ansızın fazla epizot görülür. Manik epizotlar çoğu hastada depresif epizotlara göre daha seyrek ortaya çıkar. Bu yüzden çöküntü, hastalığın seyrini sık sık belirler. Bipolar-I bozukluğu hastası bir insan, vasati olarak takriben sekiz hastalık dönemi geçirir. Bunların seyri kişiden kişiye çok farklıdır ve çeşitli etmenlere bağlıdır. Diğerlerinin yanısıra tesirli olan etmenler, hastalığın başladığı yaş, cinsiyet veya başka ruhsal hastalıkların olup olmadığıdır.

İntihar rizikosu, sıhhatli insanlara göre 20 ila 30 kat daha yüksektir. Her 100 hastadan yaklaşık 25 ila 50’si ömrü süresince bir intihar girişiminde bulunur ve bunlardan takriben 5 ila 15’i intihar neticesi can verir.
Suizid düşünceleri veya bir suizidin (intiharın) evvelce bildirilmesi her halukarda ciddiye alınması şart olan vaziyetlerdir, çünkü her 10 intihardan 8 ila 9’u evvelce bildirilir. Akut intihar düşüncesi vaziyetlerinde acilen terapi yardımı alınması gereklidir. Burada „akut“ kavramıyla kastedilen, bir kişinin somut olarak hayatını sonlandırmayı düşünmesi ve bunu nasıl yapacağını tasarılamasıdır. Ancak hasta için bu yardımı almak çoğunlukla çok zordur.

Bipolar bozukluk nasıl oluşur?

Net sebebi bugüne kadar saptayamamıştır. Son zamanlarda bipolar bozukluğun multifaktöriyel bir hastalık olduğu düşünülmektedir. Bu, birden fazla etmenin çeşitli kombinasyonlar halinde hastalığa kapı aralayabileceği mananına geliyor. Genlerdeki değişim, beyindeki mediyatör maddeler sistemindeki değişim veya hormonal farklıklar gibi biyolojik nedenler, bu etmenler arasında bulunur.

Aynı şekilde etrafsal etmenler de bir rol oynayabilir; örneğin devamlı stres, bir yakınını erken kaybetme vaziyetleri veyahut cinsel, duygusal veya bedensel istismar gibi travmatik deneyimler.

Bu tür etmenler baz alındığında insanların ruhsal hastalıklara yatkınlıkları değişik oluyor. Örneğin, insanın hayatına sıkıntı verici bir olayın girmesi, kimi kişilerde bipolar bozukluk gibi bir ruhsal hastalığın tetikleyicisi olabilir.

Bipolar bozukluğunuz olup olmadığını nasıl anlarsınız?

Ruh halindeki „aşırı“ dalgalanmaları kontrol ettirmesi ile ilgili ısrar edenler, bir hayli vaziyette hastanın yakınlarıdır. Bir bipolar hastalığa konulan teşhis “muayenehane teşhistir”, başka bir deyişle hastalığın varlığını veya yokluğunu ispat edebilecek laboratuvar değerleri yoktur.

Sahiden bir bipolar bozukluğun olup olmadığını belirlemek için, bir psikoterapistle teferruatlı bir müzakere yapılması gereklidir. Burada, şayet hasta kabul ederse, teşhis işlemine hastanın yakınlarının ve arkadaşlarının katılması yararlı olur. Böylelikle terapist, hastalığın o ana kadarki seyrini daha iyi değerlendirebileceği ek bilgi edinmiş olur. Çünkü hastanın yaşadığı ile yakın etrafının idrak ettiği çoğu kez birbirinden çok değişik oluyor.

Buna ek olarak bir kontrol (mesela kan tahlili, bilgisayarlı tomografi) yapılarak, mevzubahis farklıkların örneğin guatr meselesi gibi bedensel bir nedeni olmadığına emin olunur.

Bipolar bozukluk nasıl rehabilitasyon edilir?

Hastanın kendi kendini yönetmesini sağlamak ve hastaya kişisel mesuliyet yüklemek, sanıldığından daha tesirli olabilir. Bipolar bozuklukları olan insanlar bunun için bir psikoterapiye başlarlar. Çoğunlukla bu psikoterapiler ilaçla da desteklenir. Bununla, bir bipolar hastalık dönemine ait aktüel rahatsızlıkların dindirilmesi ve geleceğe yönelik olarak önlenmesi amaçlanır. İlaçlar, tekrar eden bipolar epizotları tamamiyle önleyemese dahi hafifletir veya bir sonraki epizota kadar olan müddeti uzatır.

Psikoterapi metotları çok tesirli olarak bilinirler. Bu vaziyet bilhassa, hastanın şahsi meseleleri ve kuvvetli istikametleri dikkate alınıp, hasta yakınları terapiye katıldığında geçerli olur. Hastanın onaylaması koşuluyla, bunun olası olduğunca daha terapinin başında gerçekleşmesi gerekir. Uygun bir terapiye başlanabilmesi için çoğunlukla ilaç tedavisiyle psikoterapi tedavisinin bileşiminin uygulanması ihtiyaç duyulan ve manalı olur.

Hastanın arkadaş ve yakınları neler yapabilir?

Bir bipolar bozukluğun farklı epizotları, hastanın akraba ve yakın arkadaşları için çok sıkıntılıdır. Hastalık ile ilgili, mümkünse hasta partnerinizle veya aile ferdinizle beraber iyi bilgi edinmeniz, hastanın hem sık sık birbiriyle çelişen söz ve davranış biçimleriyle, hem de dalgalanan ruh haliyle başa çıkabilmenize yardımcı olur.

Bir hastalık dönemi boyunca ortaya çıkan ruhsal krizlerin üstesinden gelebilmeleri için hasta yakınlarının bu arada hem sakin hem dikkatli olmaları gerekir. Yakınların, hastaya yardımcı olunması ile hastaya hudut konması arasındaki balansı savunmaları, hastanın derdini paylaşmaları ve kendi çıkarımları hakkında hastaya geri bildirimde bulunmaları gerekir.

Bu balansı savunmak, çok sabır gerektiren uzun bir öğrenme sürecini ifade eder. Hasta yakınları için oluşturulmuş kendiliğinden yardım grupları, hastalığın zorluklarıyla başa çıkılabilmesi için destek ve esin verir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here