Psikoloji Bilim midir?

0
9

Gözle Gördüğümüz, Duyu Olarak Algıladığımız Her şeye inanıyor musunuz? bazı şeyleri hissederek biliriz, bazen duyarak biliriz, bazen de yaşayarak öğreniriz. bu bildiklerimizin doğruluğu tartışıp ”kesinliği” üzerine ne kadar düşünebiliyoruz

Öncelikle, bilim nedir?

Doğduğumuzdan beri soru sorarak hayatı öğrenmeye, tanımaya çalışıyoruz. Bilgiyi alıp harmanlayıp bir sonuca varmaya çalışıyoruz. Bilim de bu adımda sonuca ulaşma yöntemi olarak hayatımıza büyük değer katıyor. Tanımsal olarak bilim:

“Bilim veya ilim, fiziki ve doğal evrenin yapısının ve hareketlerinin birtakım yöntemler aracılığıyla sistematik bir şekilde incelenmesini de kapsayan entelektüel ve pratik çalışmalar bütünüdür.”

Bilimsel yöntemler deneyimsel olarak bilgileri veri haline getirir. Sistematik olarak rasyonel sonuçlar elde ederek araştırma aşamasında ilerler. Uyguladığı yöntemler tamamen nesneldir. Bilimin izlediği adımlar sınanabilir olmalı ve teknik imkânlar ile verilere ulaşılmalıdır.

Psikoloji nedir?

Psikoloji, ruh anlamına gelen “psyhce” (psike) ve bilgi anlamına gelen “logos” sözcüklerinden oluşmuştur. Buna göre psikoloji, ruh bilgisi anlamına gelir. İlk Çağ’da Aristoteles (M.Ö. 384-322) tarafından bu anlamda kullanılmış ve uzun süre felsefe içinde yer almıştır. Tanımsal olarak

“Psikoloji, bireylerin zihin ve davranışlarının sistematik olarak inceleyen bilimdir. Organizmaların hem doğrudan gözlenen davranışları, hem de düşünme, zihinde canlandırma, hatırlama ve hayal etme gibi doğrudan gözlenemeyen karmaşık zihinsel süreçleri psikolojinin inceleme alanına girer”.

Psikoloji, insan yaşamına uyum sağlamasına ve davranışsal nedenlerini anlamasına yardımcı olur. Verisel olarak psikoloji ile resmi olarak ilgilenen insanların, 1970’lerde yapısal olarak beyin incelemelerini ve duygusal zekânın etkilenme şekillerini konu alan çalışmaları başlamıştır. Bilim tarihçileri sosyal bilimlerin, bilim sayılıp sayılmadığı ile alakalı; kolay değişebilen paradigma çeşitliliğinin getirdiği sorunsallıktan dolayı net yanıtlayamıyorlar.

Psikolojinin bilimselliği ve Abraham Maslow

Psikoloji bilimdir diyebilmek için bilimin temel mantığındaki bilginin sınıflandırılıp sistemleştirilmesi de gerekir. Bulgular sistemleşince kuram halini alır ve genellemeye açık hale gelir ki, bu da bilimsel bilgiye işaret eder.
Bu açıdan Abraham Maslow’da (1908-1970) psikolojinin bilimselliği tarafında bakış geliştirmiştir. Ona göre insan davranışları bütüncül olup insanidir. Bu karmaşıklığı anlamak içinse, bütünü parçalara ayırıp, parçadan bütün genellemesine gitmek gerekir. Yani temel amaç yine insanı bütüncül ele almaktır ki, Gestalt yaklaşımı da bunu benimser. Dolayısıyla modernist görüşlerden olan insancıl psikoloji ve gestaltçı yaklaşım psikolojiyi bilim olarak değerlendirirken gerektiğinde parçalara ayrılmasına itiraz etmez, ancak nihai hedef olarak bilimsellikten kopulmamasını sağlayacak bütüne varmayı da zorunlu görür (Kuzgun, 1985: 1-2).
Psikolojiye bilimsel netlik kazandıran en önemli alanlardan biri de ‘Psikometri’. Psikometri, davranışların istatistik yöntemlerinin psikolojiye uygulanması, davranışın açıklanması ve yorumlanmasında yararlanılabilecek matematiksel modellerin geliştirilmesine yardımcı olur. Pareto ilkesi; İnsanların %80’inin benzer durumlara aynı tepkileri verdiğini ve iyi bir hayat anlayışına göre %80’lik kısmının iyi bir hayat yaşadığını sanmasının öznel durumdan çıktığını söyler. Ulaşılmaya çalışılan standardın verilere döküldüğü zaman insanların büyük kesimi için bilimin buna yanıt verilebilir durumda olabildiğini açıklıyor.

Sigmund Freud, bu konuda kendi görüşünü net bir şekilde belli edip konuyu özetlemiş olsa gerek:

“Siz cevaplar bulmaya çalışıyorsunuz, biz ise daha çok soru sormak niyetindeyiz.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here